Bu, benim için yalnız bugünün
değil, belki de yaşamın fotoğrafı.
Yalnızca bir hafta arayla
çekilmiş iki karenin birleşiminden oluşan...
Bir hafta öncekini görenlerin
görüntüdekinin ‘ne olduğu’nu tartıştığı, bugünse her görenin adını koyabildiği
iki kare, yan yana.
Her şeyin bir zamanı
olduğunun 'toplu' fotoğrafı…
Beklemeyi bilmenin…
Sabırlı olmanın…
Her ânın, bir öncekinin
tamamlayıcısı ve bir sonrakinin hazırlayıcısı olduğunun…
Bugünü iyi anlamak için dünü
unutmamak, onun da hakkını vermek gerektiğinin kanıtı.
Olgunlaşmadan kopartılan her
meyvenin bir kayıp olduğunun ve ancak yaşayıp gelişmesine izin verilenin ‘her
neyse o’ olabileceğinin fotoğrafı…
Henüz hamken yalnızca
umut verici birer yeşil top gibiydiler, bir kol mesafesindeyken bakışlarımla
okşamakla yetindim, ellemedim.
Ama bak, gözümün önünde gelişiyor
‘yeni dünya’lar… Sabrediyorum.
Olgunlaştıklarında elimi
uzatmam yetecek, avucumun içinde değerli varlıklarını hissetmem için.
Ne fırtınalara, yağmura-kara
direndiklerini, nereden nereye azimle geldiklerini bilerek…
Saygı duyarak. Severek.
Az zaman kaldığını da bilerek,
umutla.
Yaşamın/yaşamımın değilse,
neyin fotoğrafıdır ki bu?
Sevgiler sana…:)